Sal...Yeterince salak olduğumdan iyi niyetle başladığım her iş sonunda sıçıyor sanırım. Bu yıl da TBB dersim 200'e dayandı. Dayadılar demek daha doğru. Seneye açmak istemiyorum bu dersi. Haliç güzel gidiyor. Bakalım nereye kadar. Haftaya falan quizlere başlayacağız. Salakım demiştim ya, işim gücüm yok gibi facebook dalgasına da sardım. Deniz sağol, hızına yetişemiyorum valla. Sen facebook'ta mı yaşıyorsundur, nedir çözemedim. İadesi gelen 2 kitabım var, iade etmemek için her gün kendimi kandırıyorum. Fekat kütüphane benden daha uyanık galiba, getirsene kardeşim kitapları diye mail attılar. Gölgeliyi kapatmak istiyorum yine. Yerine başka bişey açmak istiyorum. Serbest stil saçmalamaktan sıkıldım, artık kurbağalama istiyorum. Kendinden silgili tahta kalemlerim var benim, kalem biriktirmek gibi bi sapıklığım da var yani. Ozi hasta, bitürlü toparlayamadı. Böhhü böhhü öksürüyordu dün gece. Geçen yıl masanın altından eğilmeden geçebiliyordu, bu yıl çenesini dayıyor masaya. Zaman ne hızlı geçiyor, ve dahi nedense geri dönmüyor. Demek zaman geri dönüşümlü değil, çevreyi kirletiyor. Çevre düşmanı zaman. Zaten termodinamik de onu demez mi? Ağzına soçayım ey zaman, kutup ayıları da senin yüzünden ölüyor demek. Ha, bir de bu mavi kedi var ya, dövmek istiyorum ben onu.
Etiketler: oldu bitti, post mortem